21 Kasım 2014 Cuma

Mozart çalsın öyleyse Jude. Çıldırmış bir dünyada yaşadığımızı kabul edelim bu gece ve en hakiki gerçeğin faturalar olduğunu. Bir makasın tüm bağları kesmeye yetebileceğini bilerek yaşayalım ve elinde makas olan herkesin önünde sadece kesilmeyi bekleyen bağlar olduğunu. Herkesin bir makas tuttuğunu bilerek başlayalım Jude, bazılarının o makası sakladığını bilerek. Mozart çalsın Jude ve hiç susmasın. Birlikte olduğumuzu hayal edelim şu saatte. Birlikte olduğumuzu hayal edelim ve faturaların olmadığı bir dünyayı. Makasların olmadığı bir dünyayı güzel Jude. Bir kere kurulan bir bağın asla koparılamama ihtimalini hayal edelim. İhtimalleri sevelim güzel Jude. Şayet yaşadığımız çıldırmış bir dünyaysa ve bundan kaçmak mümkün görünmüyorsa, biz de çıldırmışça hayal edelim. Çıldıralım Jude, hiçbir şey yapamıyorsak birlikte çıldıralım. Elimizden hiçbir şey gelmiyorsa ayrı yataklarda çıldıralım. Tavanlar Jude, her tavan birbirine benzer ve hepsi bakan kişinin hafızasıyla boyalıdır. Çıldırmış düşlerimizle tavanları süsleyelim. Ayrı yataklarda, başka yataklarda, ama sürekli. Yani anlatmaya çalıştığım güzel Jude, çıldırmış bir dünyada yaşarken bile Mozart çalabiliyor. Yani anlatmaya çalıştığım güzel Jude, şu an yeryüzünde yüz binlerce kişi Mozart dinlerken, Salieri'yi kimse dinlemiyor. Yani söylemeye çalıştığım Sezin, Salieri için hayatın en hakiki gerçeği faturalardı, ama Mozart makasların olmadığı bir dünyayı hayal edebilmişti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder